16 Yaşındaki Öğrenci, Kayıp Acısını Bilimle Aşmaya Çalışıyor
Bornova Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi’nde eğitim gören 16 yaşındaki Melek Öztürk, annesini nadir görülen böbreküstü bezi kanserinden kaybetmesinin ardından, yaşadığı acıyı bir umut hikayesine dönüştürdü. Beş ay önce yaşadığı bu kayıptan edindiği deneyimle, okulun 23 yıllık matematik öğretmeni Erhan Erdoğan ve sınıf arkadaşı Elif Kortak ile birlikte “Mathrix” isimli bir bilim kulübü kurdu.
Hızlı ve Doğru Tanı İçin Yapay Zeka
Kulüp, özellikle nadir görülen böbrek kanserine yönelik hızlı ve doğru tanı koymak amacıyla ‘ONCOMath-RIX’ adını verdikleri bir yapay zeka tabanlı tanı ve tedavi programı geliştirdi. Okul müdürü Zeynep Aslan’ın da desteğiyle oluşturulan bu sistem, yıllardır zor bir süreçten geçmiş olan hastaların verilerini kullanarak, ortalama üç saniye içinde patolojik verileri analiz edebiliyor.
Programın önemli özelliklerinden biri, yüzde 97 doğruluk oranı ile kanserin evresini belirlemesi ve kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerini önermesi. Öztürk, annesinin tedavi sürecinde yaşadığı yanlış teşhis deneyiminin projeye yön verdiğini, bu acının ona doğru ve hızlı teşhislerin ne denli önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti.
“Bu Acıyı Nasıl Anlamlı Hale Getirebilirim?”
Öztürk, “Anneme önce pankreas kanseri tanısı konuldu, ama sonunda böbreküstü bezi kanseri olduğu belirlendi. Bu durum hastalığın tanısının ne kadar kritik olduğunu göstermekte. Kayıp sonrası bu acıyı bilimle nasıl anlamlı hale getirebilirim diye düşündüm,” dedi. Geliştirdikleri algoritmanın patoloji üzerindeki yükü hafifletmeyi ve sağlık profesyonellerine hızlı karar alma süreçlerinde yardımcı olmayı hedeflediğini vurguladı.
İş Birlikleri ve Gelecek Hedefleri
Öztürk, projeyi geliştirirken Ege Üniversitesi’nden akademisyenlerle iş birliği yapacaklarını belirtti. Ayrıca, TEKNOFEST’e gönderilen ‘ONCOMathRIX’ projesinin ilk eleme aşamasını geçtiğini ve T3 Vakfı’nın organize ettiği Uluslararası Uzay Kongresi’ne konuşmacı olarak davet edildiğini de açıkladı. Gelecekte biyoteknoloji ve tıp alanında ilerlemeyi hedefliyor.
Melek Öztürk’ün hikayesi, kaybın derin bir acıdan bilime ve umuda nasıl dönüştürülebileceğinin çarpıcı bir örneği olarak hafızalarda yer edecek.