Ayayorgi Koyu’ndaki İmar Değişikliği İptal Edildi
SILA ARABACIOĞLU / YENİGÜN – İzmir Çeşme’de bulunan Ayayorgi Koyu için gerçekleştirilen imar değişikliği, çevre koruma faaliyetleriyle bilinen İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi’nin açtığı davalar sonucu mahkeme tarafından iptal edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 372 bin metrekarelik alanda konut ve ticaret alanlarının yüzdesini yüzde 54’e çıkarırken, yalnızca yüzde 22’lik bir kısmı yeşil alan olarak ayırdı. Ayrıca, 33 dönümlük alandan 7 bin metrekaresi otel alanına dönüştürüldü; bu imar planları da yeniden yargıya taşındı ve davanın bilirkişi keşfi tamamlandı.
Çeşme Yarımada Çevre Derneği Genel Sekreteri Metin Tasalı, Ayayorgi’nin betonlaşmasının sonucunda denize ulaşımın daha da zorlaşacağını belirtti. Tasalı, “Burada yaşayanlar, belki de evlerini ucuza satıp gidecekler,” dedi. Çeşme Yarımada Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, son dönem yangınlarını hatırlatarak, betonlaşmanın yangın riskini artırdığına dikkat çekti. “Biz, Çeşme’yi kurtarmak için savaş veriyoruz; fakat devlet 433 bin metrekarelik alanı betona çevirmekte” ifadelerini kullandı.
Yangın Riski ve Yapılaşma Sorunları
Çeşme’nin alt ve üstyapısının mevcut nüfusu kaldırmadığını vurgulayan Tasalı, “Yeni yapılaşMalara izin verilirse nüfus daha da artacak,” diyerek endişelerini dile getirdi. Betondan kaynaklı yangınların çoğunun insan hatalarından kaynaklandığına dikkat çeken Tasalı, “Ağaçlar değil, orman ekosistemindeki canlılar da yok oluyor. Otel yapılmasın demiyoruz; ama bunu Ayayorgi gibi koylarda değil, başka yerlerde yapmalıyız,” şeklinde konuştu.
Çeşme’nin Kıyı Mirası Tehlikede
Ahmet Güler, Ayayorgi’nin Türkiye’nin en değerli kıyı miraslarından biri olduğunu belirterek, “Çeşme’nin belki de dörtte biri yandı. Bu durum, kurtardığımızı betona kurban ediyor” dedi. Ayrıca, “İnsanların dikkatsizliği, nüfus artışıyla birlikte yangın riskini artıracaktır. Büyük bir betonlaşma ile tüm Ayayorgi’nin yanma riski mevcut” ifadelerinde bulundu.
Çeşme’nin markasını oluşturan Ayayorgi’nin korunması gerektiğini vurgulayan Güler, “Bu koyu betonlaştırmak sadece çevreye değil, Çeşme’nin geleceğine de ihanet anlamına geliyor. Mevcut altyapı yetersizken, bu yoğun yapılaşma Çeşme’nin taşıyamayacağı bir yük haline gelecektir” dedi. 433 bin metrekarelik alanın sadece 4 dönümünün belediyeye ayrılmasının yanlış olduğunu ifade eden Güler, bu imar planının derhal durdurulması gerektiğini belirtti.