İzmir ve Ege Bölgesi’nde Orman Yangınları Rekor Kırdı
Son dönemde Ege Bölgesi’nde, özellikle İzmir, Manisa ve Aydın çevresinde meydana gelen orman yangınları, önemli bir çevre sorunu haline geldi. Bu yangınlar, birçok yeşil alanın tamamen küle dönmesine neden olurken, ormanlar gri bir örtü ile kaplandı.
TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, Türkiye’deki kuraklık koşullarına dikkat çekerek, “2020 sonrası önemli bir kuraklik dönemi başladı. Mayıs ve Haziran aylarında yağış olmaması durumunda, orman yangınları konusunda ciddi kayıplar yaşanacağının farkındaydık. 2021 yılında 139 bin hektar, 2022’de 12 bin hektar, 2023’te 15 bin hektar ve geçen yıl ise 27 bin hektar alan kaybettik,” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Yaşar, bu yıl İzmir’de yalnızca son bir ay içinde 26 bin 260 hektar alanın yanarak rekor kırdığını vurguladı.
Prof. Dr. Yaşar, nüfus artışının ormanlar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. 1960’larda dünya nüfusunun 3 milyar, Türkiye’nin ise 27 milyon civarında olduğunu hatırlatan Yaşar, günümüzde bu sayıların sırasıyla 8,2 milyar ve 85 milyon seviyelerine ulaştığını ifade etti. Bu artış, barınma ihtiyacını doğururken, kıyılarda imara açılan alanlar yangın riskini de artırdı. 2019 yılında düzenlenen Orman Şurası’nda alınan yangın önlemlerinin uygulanmaması, sorunun ciddiyetini artırıyor.
Ormanlara girişin belli dönemlerde yasaklandığına dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar, bu yasağın yıl boyunca sürmesi gerektiğini savundu. “Vatandaşın ormanda işi yok. Ormanlar, doğayı dengeden geçirirken, yalnızca orman köylülerinin buralara girmesi gerektiğini düşünüyorum,” dedi. Orman kenarlarında kontrollü mesire alanları oluşturulması gerektiğini de belirten Yaşar, “Yetkililerin bu alanlarda gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Orman yangınları her ülkede yaşanabilir, fakat asıl önemli olan bilinçli davranarak bu durumu önlemektir,” şeklinde konuştu.
Ege Bölgesi’ndeki bu yangınlar, hem doğal yaşamı tehdit ediyor hem de bölgedeki ekosistemin dengesini sarsıyor. Bu bağlamda yetkililerin acil eylem planları geliştirmesi gerektiği, uzmanlar tarafından sıkça dile getirilen bir görüş olarak öne çıkıyor.