İzmir’de Uzm. Dr. Ahmet Savran, Çocukluk Tutkusu ile Cerrahlıkta Mükemmeliyeti Yakalıyor
İzmir’de yaşayan 42 yaşındaki Opr. Dr. Ahmet Savran, çocuk yaşlarda dedesinden aldığı mekanik kol saatleriyle başlayan tutkusunu, cerrahlık mesleğinde başarıyla harmanlıyor. Küçük yaşlardan itibaren babası Hüseyin Savran’ın Eskişehir’deki marangoz atölyesinde geçirdiği zamanlarla saatlere ilgisi daha da artan Savran, okula gittiği dönemde biriktirdiği kol saatleri ile küçük bir koleksiyon oluşturdu.
Lise döneminde cerrah olmaya karar veren Savran, tıp eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlık alanında önemli adımlar attı. Üniversite yıllarında saat koleksiyonuna kattığı parçaları sökerek onaran Savran, bu becerisinin cerrahlik kariyerine olumlu yansımalarının farkına vardı.
Uzuv kopmaları ve ortopedi hastalıkları gibi hassas operasyonlar gerçekleştiren Savran, her ameliyat öncesi el kaslarını güçlendirmek için saat tamiri yapmanın faydasını görüyor. Ameliyat esnasında, özel ekipmanlar ve mikroskop kullanarak titiz çalışmalar gerçekleştiren Savran, zamanını verimli bir şekilde değerlendiriyor.
Koleksiyonunda 700 adet kol saati bulunan Savran, bunları müzayedeler ve çevrimiçi araştırmalar yoluyla edinmiş. 1850 yılına ait bir cep saati de barındıran koleksiyonu, onun için son derece değerli.
Savran, cerrahların el becerisini geliştirmek için mutlaka antrenman yapması gerektiğinin altını çizerken, saat bakımının bunun için mantıklı bir yöntem olduğunu ifade ediyor. “Saat, hem çalışıyor hem de hareket ediyor. Cerrahlar için el becerisini geliştirmenin en iyi yollarından biri bu tür mikro işleri yapmaktır,” diyor.
Savran, oyuncak olarak köklü bir meslek dalında mükemmeliyete ulaşmak için geçmişteki tutkusunu günümüzde bir avantaja dönüştürüyor.