İzmir’de Kayıp Genç Kadının Ölümüyle İlgili Davada Gelişmeler
İzmir’in Bayraklı ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek’in, 26 Temmuz 2022’de iş görüşmesine gitmek üzere Bornova’ya gittiği gün eve dönmemesi, ailesinin endişelerini artırdı. Babası Serdar Çiçek’in kayıp başvurusu üzerine yapılan araştırmalarda, genç kadının durumu ağır bir şekilde Ege Üniversitesi Hastanesi’nde bulunduğu tespit edildi. Maalesef, Çiçek, hastanede bir gün sonra yaşamını yitirdi.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sonucunda, Burak Kaya gözaltına alındı. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameyi kabul ederek, Cem Acar hakkında ‘Nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından toplamda 19 yıla kadar, Burak Kaya için ise ‘Yağma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Fakat, ‘Olası kastla öldürme’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığı belirtildi.
Savcılık, Kasten Öldürme İçin Yeni Soruşturma Başlattı
Çiçek ailesi, sanıkların ‘Kasten öldürme’ suçundan da yargılanması talebiyle savcılığa başvurdu. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, Cem Acar gözaltına alındı. Acar, ‘Kasten insan öldürme’ ve ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma’ suçlarından tutuklandı. Ek iddianame kapsamında Acar’ın eylemlerinin ‘Kasten öldürme’ sonucunu doğurabileceği vurgulandı. Bu durumda Cem Acar için ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet, ‘Uyuşturucu madde ticareti’ suçundan en az 10 yıl hapis cezası istemiyle yeni bir dava açıldı. Burak Kaya içinse ‘Nitelikli cinsel saldırı’ teşebbüsünden ayrı bir dava dosyası oluşturuldu ve iki dava birleştirildi.
Tanığın İfadesindeki Değişiklik Dikkat Çekti
Sanık L.K., Cem Acar’ın eski kız arkadaşı olarak mahkemede ifadesini değiştirme isteğinde bulundu. Baskı ve tehdit altında önceki ifadelerini verdiğini ifade eden L.K., “Cem ile evlilik yolundaydık ve onun böyle bir şey yapacağına inanmıyorum. Verdiğim ifadeler yüzünden Cem bu duruma geldi,” şeklinde konuştu. Mahkeme başkanının daha önceki ifadelerini neden değiştirmediğine dair sorduğu sorulara L.K., “Kendimi çok yanlış ifade etmişim,” yanıtını verdi. Dava süreci, 16 Eylül’e ertelendi.
Bu gelişmeler, ağır bir suçlamayla karşı karşıya olan sanıkların yargı sürecindeki kritik anları ve tanık ifadelerinin önemini ön plana çıkarıyor. İzmir’de yaşanan bu trajik olayla ilgili davanın seyri, hem adalet arayışı hem de toplumda oluşan tepkilerin etkisi altında şekillenmeye devam ediyor.